Davetsiz Huzur..

İçime durduk yere bir huzur geldi bugün. Böyle amaçsız bastıran sıkıntılar gibi huzur gelip bastırır mı diye sorardım ben olsam. Ama öyle oldu hakkaten. Gülümsedim bugün hep. Sanki bir şeyler yapmam lazımmış da yapmıyormuşum gibi bir hisse hiç kapılmadım. Kendimle ilgili planlar yapmam gereken şu zamanda önümdeki belirsizliğin rahatsız ediciliğini daha az hissettim. Ailemle daha çok ilgilendim. Güldürdüm güldüm. Bu huzur, eski bir tanıdığın yüzünü hatırlamaya çalışır gibi bir etki yarattı bende. Hani birini karşıdan görürsünüz, sizde tanıyormuşunuz gibi bir etki yapar ve onun hayatınızdaki yerini, nerden tanıdığınızı çıkartmaya çalışırsınız, bir yere kondurmaya çalışırsınız. Aynen ben de öyle hissettim bugün. Ve sonra o eski tanıdığımın kim olduğunu çıkardım. Yaşananlar yaşanmadan önce, kırılmadan, insanları kırmadan, hayallerimi gerçekleştirmek için yıpranmadan, bazı hayallerimden vazgeçmeden, bazı insanlardan vazgeçip, bazılarını mecburen hayatıma dahil etmeden, hayatı öğreten yanlışları yapmadan önceki bendim o. Sadece 2 yıl önceki bendim o. Ne kadar çok değişmişti hayatım. Ve ne kadar kıymetini bilmiyormuşum herkesin en değerli diye adlandırdığı o "an"larımın. Hatta itiraf etmek gerekirse, "Anı yaşamak lazım ne dünde kalmak ne yarını istemek yaşamdır" diyeni anladım. Anın ne kadar değerli olduğunu anladım. Ama, aslında bu farkındalıkların yanında, o eski benmişim gibi olan  tanıdık huzuru hissetmek ne kadar güzeldi ve ne kadar hüzünlüydü. Önce hüznüne kapıldım işin. Tıpkı az önce dediğim gibi beni nelerin üzdüğünü, benim kimleri neden üzdüğümü düşündüm. Kendimi, başkalarını, hayatı suçladım, yok ben yıprandım ah vah diye düşündüm. Bak dedim kendime, şu an huzurlu diye bahsettiğin bu an eskiden senin hayatınmış. Biraz daha hüzünlendim. Sonra, dur dedim bir dakika. Sen bugün huzuru gördün tekrar. Yani, bütün yaşanmışlıklardan sonra o his geldi geri. Tam iki yıl sonra. Dur dedim  kendime. Bu, sen artık çok daha iyi olacaksın demek. Çünkü, mücadele verdin, engel aştın, hedefine ulaştın, koştun koştun düştün, tekrar kalktın koştun, nefes nefese kaldın koşamayacağım sandın, tekrar koştun, atladın uçurumların üstünden. Bütün bu tecrübe çok daha tedirgin yaptı seni, hatta daha da kötüsü daha kırılgan yaptı. Güven duygunu da kaybettin üstüne. Ruh yaşlanmış hissetti tabi kendini. Ama bugün tekrar yürümeye başladın demektir. Koşmuyorsun, yürüyerek aşıyorsun yani sen daha güçlüsün demektir. Bugün, benim için her kötü anının izinin taze kalmadığını gördüğüm, kendimi daha güçlü hissettiğim, iyileştiğimi gösteren umut günüdür. Ben daha öncesinde bitti zannediyordum. Alınacak dersleri aldım, hayata devam ediyorum gayet de iyiyim sanıyordum. Yok öyle değilmiş. Bu çok daha iyisiymiş. Aslında güçlü olmak, sadece yaralandığını göz ardı edip güçlü durmam gerek diyerek dik durmak için kendini yormak değilmiş. Bunları yaptıktan sonra tekrar hayatının yoluna girdiğini gördüğün anmış işte. Ben bunu anladım. Ve yaklaşık iki yıldır hiç tatmadığım içten ufak bir mutluluğu tattım. Bundan sonra da çabalamak zorundayım ama biliyorum ki güzel başlangıçlara yakınım.

Hayat tuhaf, garip, yorucu , en zorlandığınız anda renkli bir rüya gösterip sizi yine kendine bağlayan bir olgu. Ama üzüntülerin de mutlulukların da arasında en önemli olan hep biziz. Mutluluk da bize, hüzün de bize.  Yaşamak lazım bence. Doya doya, en ufak hazzı bile alarak yaşamak lazım. Yaşadığın her yeni günü, yeni bir deneyim olarak görüp de yaşamak lazım. Bir de mücadele etmek lazım. Hayat saçma zig zaglara döndüğünde içinden çıkmak için, çıktığında ise geri gelen huzurunu kaybetmemek için. Tıpkı benim bundan sonra yapacağım gibi. Ben çok basit bir şeyin kıymetini yani sadece yaşadığım "anın" kıymetini çok zor anladım. işte o yüzden bugün bana geri gelen o huzuru kaybetmemek için mücadele edeceğim gibi. Elbette iyileşmedi bütün yaralarım ama iyileştirmeye çabalamak ve bu huzuru çağırmak olacak benim yapacağım şey.

Her dağın karı kendine, her insanın derdi kendinedir. Ama yaşadığınız her saniyenin tadını çıkarın. "Ee durduk yere ne buluyum ki şimdi ben tadını çıkarıcak" demeyin. Kaldırın kafanızı bakın gökyüzüne, mavinin keyfini çıkarın. Kapatın gözünüzü rüzgarın keyfini çıkarın. Alın battaniyenizi üstünüze o sıcaklığın keyfini çıkarın. Yapabildiğiniz herşeyi deneyimleyin. Çünkü bu hayat. Çünkü huzuru çabalarınızla siz davet edersiniz, davetsiz değildir huzur. Ve siz istedikten sonra mutlaka gelir.

Hayatınızda huzuru bulmanız dileğimle,

görüşmek üzere...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !